Ana Sayfa Blog Sayfa 36

Integromat: Zapier Alternatifi Yetenekli Otomasyon Aracı

Nedir?

Integromat, adını entegrasyon ve otomat kelimelerinden alan bir Zapier alternatifi. Yani farklı yazılım ürünleri arasında otomatik görevler oluşturmanızı sağlıyor. Örneğin RSS beslemesiyle otomatik tweet atabiliyorsunuz veya WooCommerce satışlarınızı bir Google tablosuna yazdırabiliyorsunuz.

Bir Zip dosyasını açma emri bile verebiliyorsunuz ki Integromat kendini internetin en gelişmiş otomasyon servisi olarak tanıtıyor ve bence bu nedenle de çok fazla yapacak şey arasında biraz bocalayabiliyorsunuz.

Integromat‘ın yüzlerce uygulama ve servisle entegrasyonu var ama bunlarla sınırlı değil. HTTP ve JSON modülleri sayesinde neredeyse tüm web servislerine bağlanabiliyor. Ayrıca kendi uygulamanızı da geliştirmenize imkân tanıyor.

Zapier’e göre daha uygun fiyatlı olan Integromat, 100 MB veri transferi ve 15 dakikalık sorgulamalarla 1000 işlemi ücretsiz olarak gerçekleştiriyor. 10 işlem, 1 GB veri transferi ve 5 dakikalık sorgulama imkânı sunan BASIC üyelik tipiyse aylık sadece 9 dolar. Zapier’de ise ücretli hesaplar aylık 20 dolardan başlıyor.

Ben denemeye başladım bile, size de üye olup bir şans vermenizi tavsiye ederim. Bu tür ücretsiz otomasyon uygulamalarında yükü farklı girişimlere dağıtarak para harcamadan bir çok işinizi görmeniz mümkün. 😉

Buildwatch: Xcode’da Derleme Sürenizi Analiz Edin

0

Buildwatch for Xcode, geliştiricilerin Xcode derleme sürelerini izlemelerine, görselleştirmesine ve analiz etmelerine yardımcı olan bir MacOS uygulaması.

Buildwatch ile Xcode’da derleme yaparken kaç dakika geçirdiğinizi veya toplamda kaç kere derleme yaptığınızı takip edip gerekli bilgileri üst menüye sabitleyebilirsiniz.

Buildwatch, SetApp uygulamaları içerisinde yer alıyor. SetApp’in aylık ücreti 10 dolar, öğrenciler için %50 indirim var.

Scrivener: Yazarlar ve Akademisyenler İçin Yazı Yazma Aracı

0

Scrivener, sade, kullanışlı ve uzun yazı projeleri için geliştirilmiş özel bir yazı yazma uygulaması.

Metninizi istediğiniz sırayla, istediğiniz kadar büyük veya küçük bölümler halinde oluşturup sürükle bırak yöntemiyle düzenleyebilirsiniz. Ayrıca yazınızı yazarken uygulama içerisinden araştırma yapmanız da mümkün.

Scrivener sadece 49 dolar. Windows ve MacOS versiyonu var ve bir üst sürüme geçiş %45 indirimli.

Günün Fırsatı ???? Tactful: Müşteri Kanallarınızı Tek Platformdan Yönetin

0

Tactful, müşterilerin işletmenizle iletişim kurduğu kanalları tek platformdan yönetmenizi sağlayan bir platform.

Anlık olarak Facebook mesajları, yorumları ve web sitenizdeki canlı yardım mesajlarını tek platformdan görebilir ve cevaplayabilirsiniz. Ayrıca Tactful çok dilli yapay zekâ botu sayesinde müşterilerinize her dilde cevaplar verebiliyor.

Appsumo fırsatıyla, Tactful’a 69 dolar karşılığında ömürlük abone olabilirsiniz.

Figstack: Tüm Yazılım Dillerine Hükmedin

0

Figstack, yazılım dillerini anlayacağınız şekilde size açıklayan bir araç.

Figstack, yapay zekâsıyla bir yazılım dilinden başka bir yazılım diline kodları dönüştürmenize de olanak sağlıyor. Yazdığınız kodlara yorum satırlarıyla açıklama ekleyerek sizden sonra koda bakan kişi için işi kolaylaştırıyor.

Ücretsiz planı da olan Figstack’in ücretli planı aylık 9 Dolar’dan başlıyor.

RFS100: Girişim Fikri Bulmak Çok mu Zor?

0

Bir çok kişi girişimci olmak için iyi bir girişim fikri arar. Ben ise günümüzde bulmanın çok kolay olduğunu düşünüyorum ama en iyi fikirlerin kendi başımıza keşfedeceğimizi de söylemeliyim.

Paul Graham da girişim fikrini düşünerek bulmak yerine bilhassa karşılaşılan ihtiyaçlardan ortaya çıkmasını değerli buluyor ve başarılı girişimlerde fikir açısından gördüğü 3 ortak özelliği şöyle sıralıyor:

  • Kurucuların yapmak istediği bir fikir
  • Kurucuların yapabileceği bir fikir
  • Bazı insanların yapılmaya değer olduğuna inandığı bir fikir.

Fikre körü körüne aşık olmaya gerek yok ama gerçekten de özellikle kurucu kadronun söz konusu fikri inanması, sevmesi ve en azından bazı kişilerin beğenisini kazanması önemli. Herkes fikri beğeniyorsa veya hiç kimse beğenmiyorsa bir sorun var demektir.

Kısa girizgahı geçtikten sonra o büyük fikri dışarda arayanlar için RFS 100 adlı bir mikro-girişimden, bir e-posta bülteninden bahsedeyim.

Her Hafta 10 Girişim Fikri

RFS 100, her Cuma 10 farklı girişim fikri gönderen bir e-posta bülteni. E-posta adresinizi bırakıyorsunuz ve size her hafta birbirinden güzel (?) girişim fikirleri gönderiyor. Yatırımcılar, girişimciler ve operatörler(?) tarafından düşünülmüş bu fikirlerin yanısıra üyelere özel kanala girerek girişimcilerle ve analistlerle etkileşime girebiliyorsunuz.

100 girişim fikri paylaşmayı vadeden RFS 100 ekibi Y Combinator’ın “Requests for Startups” teriminden yola çıkarak bu işe soyunmuş ve iyi, alıcısı olacak fikirlerin geniş kitleler tarafından bilinmesi gerektiğine inanıyor.

Mesela şuradaki GoodReads’i yeniden icat etme fikri benim ilgimi çekti. Daha fazlasını www.rfs100.com adresinde bulabilirsiniz. Küratörler: Mario Gabriele ve Aashay Sanghvi.

Bu işin bir benzerini Emre Sokullu’nun Ideas For Free adlı blogunda paylaştığını hatırlarsınız. Üstelik bu bedava fikirleri hayata geçireceklere bir finansal destek yapacağı da ilan etmişti.

Yukarıda değindiğim gibi girişim fikri bulmak bence günümüzde çok kolay ama yine de kendi dertlerim üzerinden bir girişim (fikri) çıkarmayı daha makul ve değerli buluyorum. Elbette bu başkalarından ilham almayacağımız anlamına gelmiyor. Ama bulduğumuz fikir üzerinde uzun süre çalışmamızın gerekliliği asla aklımızdan çıkmamalı…

Peki siz girişim fikrini dışarda mı yoksa içinizde mi arıyorsunuz? Fikir bulma konusundaki yorumunuzu merak ediyorum.

Uscreen: Video Eğitim Kanalınız Akıllı TV’lerde İzlensin

0

Uscreen, video eğitim sitenizi açmanıza yarayan bir araç.

Eğitim videolarınız telefondan, bilgisayardan hatta akıllı televizyonlardan bile izlenebilir. Eğitiminize ister tek çekimde ödeme isterseniz de abonelik modelini entegre edebilirsiniz. Canlı yayınlar yapabilir ve kendi topluluğunuzu kurabilirsiniz. Ayrıca Uscreen içerisinde birçok marketing aracı bulunuyor.

Uscreen’e ayda 50 dolar vererek sahip olabilirsiniz. Benzerleri için bkz: Video eğitim platformları.

MoovBuddy: Duruşunuzu Düzelten Egzersiz Uygulaması

0

Nedir?

MoovBuddy, fiziksel sağlığı korumaya yardımcı bir egzersiz uygulaması, bel-boyun ağrılarınız varsa, duruşunuzu düzelmek istiyorsanız MoovBuddy uygulaması yardımınıza koşuyor.

Egzersiz programlarının tamamını doktor ve fizyoterapistler desteğiyle hazırlayan MoovBuddy, gerçekten günümüzün durağan dünyasında oldukça faydalı olabilecek bir uygulama.

Uygulamada 100’den fazla program var ve uzmanlar da uygulamaya kayıt olarak destek sunabiliyor. Tahmin edebileceğiniz gibi tüm programlara erişim sağlamak için uygulamaya aylık veya yıllık ücretli abone olmak gerekiyor.

Android ve iPhone/iPad uygulamaları olan MoovBuddy, Product Hunt’ta da destek bekliyor.

Product Hunt’a çıkan yerli girişimleri takip etmek isterseniz Product HunTR eposta grubuna abone olabilirsiniz. 😉

Türkiye’nin Los Angeles’ı Ankara mı İzmir mi?

1
Hollywood / Los Angeles – Görsel kaynak: Pexels


Emre Sokullu ile hazırlayıp sunduğumuz Teknostratejik‘in 7. bölümünde başarılı bir girişimci olan Vadi Efe‘yi ağırladık ve Los Angeles ile Silikon Vadisi arasındaki farkları masaya yatırdık. Bu bölümde ben daha önce sizlerle paylaşmak istediğim bir AngelList raporunu da paylaşma şansı buldum. 

Hemen belirteyim söz konusu rapor, geçen yıla ait ama San Francisco’ya oldukça yakın olan Los Angeles üzerinden belli dinamikleri okumak adına ala çıkarım yapmayı sağlayan bir tarafı var. 

Los Angeles, elbette Hollywood ile ünlü ancak Quibi ve Oculus gibi bilindik girişimlerin çıktığı bir ekosistem. Los Angeles merkezli girişimleri görebileceğiniz iki adres: builtinla.com ve dot.la

Palo Alto (San Francisco) ile Los Angeles arası uzaklık arabayla 355 mil yani 570 km.


Şu anda Los Angeles’ta yaşayan Vadi ile bu rapora da konu olan dinamikleri, SanFrancisco-Los Angeles ilişkileri açısından Türkiye’de İstanbul ile Ankara-İzmir benzerliklerini konuştuk. Aşağıda hem videomuzun tamamına, hem raporun özetine hem de söz konusu rapora ulaşabilirsiniz. 

Umarım daha küçük şehirler Los Angeles örneğinden gerekli ipuçlarını alabilir ve biz de İstanbul’un teknoloji-internet dikeyindeki baskın rolünü diğer şehirlere dağıtarak dengeleyebiliriz. 

İyi seyirler, iyi okumalar. 😉

https://www.youtube.com/watch?v=5OaedF98tsY

AngelList Raporu’ndan Öne Çıkanlar

AngelList’in kardeş şirketi Alist, 18 Haziran 2019’da The Data Exchange adında özel bir rapor yayınladı. Artık düzenli olarak yayınlanacağı söylenen raporda, Alist ve AngelList verilerine dayalı önemli bilgiler/analizler yer alıyor. Ben de ilk rapordan öne çıkan bazı bilgileri – belki Türkiye’de ders çıkarırız diye – paylaşmak istedim.

“Alist nedir? diye sorabilirsiniz. Alist, sadece en iyi yazılım ve tasarımcı yeteneklerin işe yerleştirilmesine aracılık eden bir AngelList hizmeti. 

İlk The Data Exchange raporu, Los Angeles’in teknoloji yetenekleri hakkında. Büyük resimde Los Angeles’in genç yetenek kaybı yaşadığından bahsediyor ama bu durum bizim için çok da önemli değil. Yani Los Angeles’ı (LA) bırakan Türkiye’ye gelmiyor. Detaylara indiğimizde Türkiye için düşündürücü bilgiler olduğu kanaatindeyim. Sözü fazla uzatmadan bu detaylara göz atalım.

LA, New York ve Bay Area’yı takiben ABD’nin en çok ilgi çeken ekosistemlerinden biri ama genç yeteneklerini hızla kaybediyor. Burası önemli çünkü AngelList ekibi üniversiteden yeni mezun olan bu genç kitleyi ‘en değerli varlık’ olarak değerlendiriyor.

Peki nasıl & neden gidiyorlar?

  • Mühendislik mezunu gençlerin %72’si daha ilk işinde LA’den ayrılıyor. Aynı oran San Francisco ve yeni mezunları için %34. Acaba İstanbul ve Ankara için bu oran yüzde kaç?

  • LA’den ayrılan gençlerin esas amacı yeteneklerini geliştirmek. Her zaman olduğu gibi orada da gidenlerin kimi dönüyor kimi hiç dönmüyor. (AngelList’e göre LA’de 16 bin girişim var.)

  • LA’deki girişimler bu durumu nasıl çözüyor? Ya uzaktan/dağıtık ekiplerle çalışıyorlar ya da bu yetenekleri LA’e çekmek için daha fazla zaman ve kaynak ayırıyorlar.

  • Verilen bilgilere göre LA, AngelList’te uzaktan (remote) çalışma konusundaki en iyi şehir. İş ilanlarının yüzde 30’undan fazlası uzaktan çalışmaya (remote) açık durumda.

  • LA’deki yeni mezunların yüzde %30’u ilk işlerinde direkt San Francisco’ya gidiyor. SF Bay Area’yı Seattle, New York ve Saan Diego takip ediyor. Bu 3 şehir San Francisco’dan da benzer oranlardan yetenek çekiyor.

  • LA’deki yeni mezunların yarısı, 50’den az çalışanı olan girişimlerde işe giriyor. Yüzde 20’si de teknoloji devlerinde iş buluyor.

  • Zwift’in iş alımdan sorumlu kıdemli yöneticisi Daniel Renken,

    “Yeni mühendisleri işe alırken en iyi 10 üniversiteden birini bitirmiş ve teknoloji devlerinde 3 tane de staj yapmış olmalarını beklememeliyiz”

    diyor ve bu kitleyi yeni görevleri için yetiştirmeleri gerektiğine işaret ediyor.

Aşağıda bu raporun tamamını görüntüleyebilir, indirebilirisiniz. İstanbul dışındaki illerdeyseniz ltüfen yorumlarınızı bizimle paylaşın. İnternet alanında işe alım veya işe yerleşme hakkındaki paylaşımlarınız bizim için yol gösterici olacaktır.

LemonIO: 24 Saatte Kaliteli Yazılımcı Bulmak Mümkün mü?

0

Lemon.io, aylarca sürebilecek iyi bir yazılımcı bulma işini 24 saate indirmeyi vadeden bir insan kaynakları girişimi. 24 saat içinde size çok iyi bir eşleşme yapmayı vadediyor ve eğer beğenmezseniz bu eşleşmeyi değiştirmenizi sağlıyor.

Lemon IO, yazılımcıları özgeçmiş incelemesi, itibar tasdiki, kişisel yetenek testi ve son sorgulama gibi 4 aşamalı bir değerlendirmeden geçirerek platforma kabul ediyor. Kabul oranı %30 seviyesinde. Yani her 100 kişiden 70’i bu değerlendirmelerde geçemiyor.

Lemon.io, sizin için iyi bir yetenek bulduktan sonra da işi bırakmıyor. Haftalık raporlarla yazılımcıların hangi görevler üzerinde çalıştıklarını ve ilgili projeye ne kadar zaman harcadıklarını paylaşıyor.

Ücretlendirme

Hem işe alım tarafında hem de ücretlendirme tarafında girişimler için çalıştığını söyleyen Lemon.io, Startup Plan ile saatlik 40-60 dolar ücretle yetenek tahsisi yapıyor. Dilerseniz tam zamanlı görevlendirme de yapıyor. Add A CTO Plan ise aylık 2000 dolardan başlıyor.

Anasayfada paylaşılan iki yazılımcı profilinin de Ukranya’da olması yazılımcı saat ücretleri bakımından şaşırtıcı değil.

https://www.youtube.com/watch?v=-L4VdrqgPlk

Open Startups & Build in Public

Lemon.io, daha önce farklı örneklerini verdiğim şeffaf girişim kültürünün temsilcilerinden biri ve kurucusu Aleksandr Volodarsky, ‘Build in Public’ yoluyla girişimini geliştirirken neler yaptığını herkesle paylaşıyor. Aleksandr, dün gönderdiği son epostada 2020’de 2.7 milyon dolar satış hacmine ulaştıklarını ve 2021’de 10 milyon dolara ulaşmayı hedeflediklerini paylaştı.

Benim en çok dikkatimi çeken ilk çeyrek hedeflerden biri şuydu; ‘Bağımsız yazılımcılara 14 kez dokun; aynı kanalı 3 kezden fazla kullanma.’

Bizde sadece 1 kez eposta atıp sonuç bekleyenleri görünce şaşırıyorum. 2.7 milyon doları kazanmak ve 10 milyon dolara koşmak için bazı kapılarda sabahlamak gerekiyor.

Aleksandr’ın gelişmelerini takip etmek için volodarik.com‘a epostanızı bırakmanızı öneririm ki geçtiğimiz günlerde paylaştığım ‘Hangisine Reklam Vermek Daha İyi? Google Ads, Product Hunt, Podcast…‘ başlıklı yazı da Aleksadr’ın deneyimlerinden biriydi. Eğer o yazıyı takip edip, eposta listesine abone olduysanız sizi tebrik ediyorum. 😉