Ana Sayfa Blog Sayfa 72

Livad: Canlı yayınlara özel yeni nesil reklamlar

Son yıllarda reklamcılık alanında yaşanan sorunlara yenilikçi çözümler geliştiren Livad; Arda Genç, Bera Aksay ve Akın Sert tarafından kuruldu. Genç neslin TV izlememesi, reklam engelleyiciler kullanması gibi gibi problemlerden yola çıkan girişim, canlı yayınlara odaklanıyor.

Deneyimli içerik üreticileri, menajerler ve yöneticiler ile yapılan çalışmalar sonucunda faaliyetlerine başlayan Livad, canlı yayınlar üzerinden etkileşim ve gelir elde etmek üzerine kurulu bir sisteme sahip. Bu sistem aracılığıyla markalar, canlı yayınlara reklamlar verebiliyor ve izleyicilerin geri dönüşlerine yönelik veriler elde edebiliyor. Yayıncılar ise yaptıkları reklamlardan gelir kazanabiliyor.

Sunduğu tüm bu avantajları tek bir platformda bir araya getiren Livad, canlı yayınlardaki klasikleşen reklamlardan kritik noktalar ile ayrılıyor. İzleyicilerin reklam engelleyiciler ile engelleyemediği, canlı yayının kesilmediği, samimi, etkili ve ölçeklenebilirliği yüksek olan reklamlar, bu noktada geleneksel reklamlardan ayrılıyor.

Aynı zamanda genç neslin geleneksel reklamlara olan güveninin azaldığı verisinden de ilham alan girişim, yalnızca büyük yayıncılara yönelik değil. Küçük ve orta ölçekli yayıncıların da izleyicilerine reklam sunmasının önü Livad ile birlikte açılıyor.

Livad hakkında daha fazla bilgi almak için: https://www.livad.stream/

Firefox Send: Mozilla’nın Dosya Gönderme Servisi

0

Firefox Send, dosya gönderimini kolaylaştıran bir çözüm. Kâr amacı gütmeyen Mozilla Foundation’ın son ürünlerinden biri. Kişisel gizliliğinize zarar vermeden, abone olmadan tek seferde 1 GB’a kadar, abone olunca 2,5GB’a kadar dosya gönderebiliyorsunuz. Üstelik kendi sunucunuza da kurabilirsiniz. Bkz: Github.

Wetransfer’de ücretsiz gönderim sınırı 2GB.

Kolayetic: Kolay Eticaret İçin Tüm Entegrasyonlar Bir Arada

0

Kolayetic, e-ticaret girişimcileri için tüm entegrasyonları tek noktaya toplamaya çalışan bir yazılım ürünü.

Tüm pazar yeri mağazalarını, e-ticaret sitelerini, muhasebe, kargo entegrasyon çözümlerini bir araya getirmek isteyen Kolayetic, 2 haftada istediğiniz platforma entegrasyon sözü veriyor. 7/24 canlı destek ile yurt dışı pazar yeri desteği de sunuyor.

Kolayetic özellikle hızıyla rakiplerinin önüne geçmek istiyor.

Fuudy: İyi Yemek Arayanlara Özel Yemek Sipariş Uygulaması

0

Fuudy, iyi yemek arayanları hedefleyen butik bir yemek sipariş uygulaması.

Fuudy, özel olarak seçtiği restoranlarla çalışmanın yanısıra yemek teslimatını da lüks moto-kuryeler ve otomobil servisiyle yapıyor. Teslimatta hibrid arabalar kullanıyor.

Markafoni eski CEO’su İlker Baydar‘ın kurucu ortaklar arasında yer aldığı Fuudy, çevrimiçi ödeme almanın yanısıra gel-al siparişle de hizmet veriyor.

Fuudy’de en düşük sipariş tutarı 50 TL.

Kidzi: Çocuk Gelişimi ve Ebeveyn Platformu (İndirim)

0

Kidzi, ebeveynlere internet üzerinden psikolojik hizmetler sunan bir danışmanlık platformu.

Uzman gelişim psikologları tarafından hem ebeveynler hem de çocuklar için danışmalık hizmeti alınabiliyor. Haziran 2021’de Cansu Gökbalkan, Çağla Nur Ünal ve Pelda Çoko Şehir tarafından kurulan Kidzi, ön görüşme için ücret talep etmiyor.

Ebeveyn Danışmanlığı ve Gelişim Değerlendirmesi Temel Paket hizmetleri için %20 indirim kodu: Kidzi20

TuCalendi: Otomatik Randevu ve Ödeme Özellikli Takvim Aracı (Fırsat)

0

TuCalendi, otomatik randevu da dahil olmak üzere çok özellikli bir takvim aracı.

Google Takvim, Outlook, ClickUp, Stripe, Hubspot ve Zoom gibi uygulamalarla entegre olarak tüm takvimlerinizi tek noktada birleştiriyor. Ödeme almanızı sağlamanın yanısıra bağış özelliğini de yakında yayına alacak.

Normalde yıllık 42€’dan başlayan TuCalendi’ye AppSumo fırsatıyla 39$ ödeyip ömür boyu üyelik satın alabilirsiniz.

1999’da GittiGidiyor’u Kurma Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?

1

GirisimlerNet’te Patreon destekçilerine özel bir kitap (tartışma) kulübü başlatmıştım. Biraz tökezlesek de kitaplardan beslenmeye devam ediyoruz (bkz: son bölüm) ve bu konuda da biraz daha paylaşımcı olmak adına okuduğum kitaplardan önemli ve ilginç gördüğüm bilgileri kısa/uzun yazılarla paylaşmaya çalışacağım.

Umarım bu anektodlarla girişimcilik yolunda ilerleyen kişilere biraz daha faydalı olabilirim. Ayrıca daha çok kitap okumanızı sağlayabilirsem ne mutlu bana. İlk paylaşıma Geleceği Görenler‘den bir alıntı ile başlıyorum. 🙂

1999’da GittiGidiyor’u Kurma Fikri Nasıl Ortaya Çıktı?

Serkan Borançılı & Burak Divanlıoğlu

2020’de girişim fikri bulmak pek de zor değil ama 1999’da GittiGidiyor’u kurmak aklınıza gelir miydi? Peki ya bu fikir aklınıza gelse üzerine gider miydiniz? Bu soruların yanıtını gerçek hikâyede aradığımızda karşımıza Serkan Borançılı ismi çıkıyor…

Serkan, İTÜ Mimarlık bölümünden mezun olduktan biraz çalışır ve askere gider. Askerde bölük yazıcısı olma şansına erişir ama daha da güzeli elinin altında internete bağlanabilen bir bilgisayar olmasıdır. Evet, 1999 yılında… Bundan sonrasını kendi ağzından dinleyelim;

1999’da askerde internete eriştiğimde boş vakitlerimde internette sörf yapmaya başladım. Sürekli karşıma eBay diye bir site çıkıyordu ama ne olduğunu bilmiyordum. Sonra en çok trafik çeken on siteden biri olduğunu görüp biraz incelemeye başladım ve içine daldım.

Modeli anlayınca tamam dedim, benim aradığım işte bu!

Burak’ı (Divanlıoğlu) aradım ve dedim ki; “Mimarlığı bırakıyoruz, internet işi yapacağız.” O da bana “Hayırdır ya, dur biraz sakinleş. Geldiğinde konuşuruz.” dedi.”Tamam” dedim ve o kalan iki ayı hep eBay’i inceleyerek geçirdim.

Evet, GittiGidiyor fikrinin çıkışı ve Serkan Borançılı’nın bu fikre sarılma anı tam olarak böyle. Hikâyenin sonrası genel itibarıyla malum; eBay, GittiGidiyor’u birkaç yüz milyon dolara satın alıyor. Kurucuları zengin oluyor vs..

Hikâyenin detaylarını ise Geleceği Görenler‘de okuyabilirsiniz.

GittiGidiyor Ekibi İlk Kutlamalarından Birini Yapıyor – Fotoğraf: Serkan Borançılı’nın arşivinden

Dipnot1: Serkan Borançılı bugün Getir‘in kurucu ortağı olarak GittiGidiyor’dan daha büyük bir başarı yakalamak için canla başla çalışıyor.

Dipnot2: eBay, İran asıllı Amerikalı girişimci Pierre Omidyar tarafından Eylül 1995’te kurulan bir açık arttırma sitesi.

Röportaj: Fatih Acet – Yurt Dışında ve Uzaktan Çalışmak

2

GirişimlerNet‘in kaliteli ve özgün içerik üretme hedeflerinden bahsederken sanırım röportajlara değinmiştim. Artık her hafta bir ekosistem sakiniyle röportaj yaparak tecrübelerini aktarmaya çalışacağım.

İlk konuğum 2016’dan bu yana GitLab‘de çalışan Fatih Acet. Kısa süre önce Kodilan.com adında bir girişime imza atan Fatih, Youtube kanalında da güzel içerikler üretiyor. Bu röportajda yurt dışında ve uzaktan (remote) çalışma deneyimleri üzerine konuştuk. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. 

Fırat Demirel: Fatih merhaba, seni kısaca tanıyabilir miyiz? Fatih Acet’in hikâyesi nerede/nasıl başladı?

Fatih Acet: Merhabalar, ben Fatih Acet. 1988 İstanbul doğumluyum. 2009 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Bilgisayar Programlama bölümünden mezun oldum ve şu anda GitLab‘de yazılım geliştirici olarak çalışıyorum.

Üniversiteden mezun olduktan kısa bir süre sonra yazılım sektörüne giriş yaptım ve 10 yıldır aktif olarak yazılım geliştirme yapıyorum. Bu sürecin son 6 yılında uzaktan çalışma şekliyle geçti. Eşim ve 15 aylık bebeğimizle şu anda Amsterdam’da yaşıyoruz.

F. Demirel: Yurt dışına ilk çıkışın GitLab ile mi oldu? 

F. Acet: Aslında ilk adımı 2013 yılında Koding ile attım. n11.com’da Arayüz Geliştirici olarak çalışırken Koding‘in CEO’su Devrim Yaşar’la tanıştım ve kısa bir süre sonra kendimi San Francisco Bay Area’daki Koding ofisinde buldum. Bir buçuk yıl San Francisco’da yaşadık. Daha sonra İstanbul’a döndüm ve uzaktan çalışmaya devam ettim.

GitLab’e Koding’den sonra, Mayıs 2016’da geçiş yaptım. Kasım 2017’de de Hollanda’ya taşınma kararı aldık. Taşındığımızda oğlumuz 3 aylıktı. Bizim için biraz zor bir süreç oldu fakat daha önce yurt dışında yaşama tecrübemiz olduğu için ve isteyerek gittiğimiz için kısa sürede uyum sağladık.

Fatih Acet - Gitlab
Fatih Acet – GitLab

F. Demirel: GitLab özellikle yazılım dünyasında oldukça popüler ve başarılı bir girişim ama bilmeyenler için kısaca GitLab’dan bahseder misin?

F. Acet: GitLab 2011’de sadece bir kişi tarafından kurulan ve 2015’de YCombinator desteğiyle çok ciddi bir şekilde büyümeye başlayan bir girişim.

Yazılım geliştirme sürecinin başından sonuna kadar gerekli olan bütün süreçler için kullanılacak bir ürün oluşturmaya çalışıyoruz. Uygulamanızın henüz fikir aşamasından başlayıp hayatına devam edeceği sunucuya aktarılmasına ve hatta daha sonrasında sağlıklı çalıştığını kontrol etmeye kadar ihtiyacınız olacak her aracı GitLab’de bulabilirsiniz. Biz buna “Idea to Production” diyoruz.

Şu anda GitLab’in 51 ülkeden 525 çalışanı var. Ne kadar hızlı büyüdüğünü aktarabilmem için şunu paylaşayım. Ben Mayıs 2016’da GitLab’de çalışmaya başladığımda 75. çalışandım. İki buçuk yılda 75 kişiden 378 kişiye çıktı. Şu anda 500’den fazla çalışan var ve halen agresif bir şekilde büyümeye devam ediyor.

“GitLab hiçbir ofisi yok.”

F. Acet: Yeri gelmişken belirteyim GitLab şu anda onlarca pozisyon için eleman arıyor ve bunların hepsi uzaktan çalışma (remote) tipinde. Çünkü GitLab’in dünyanın hiçbir yerinde ofisi yok. Tamamen uzaktan çalışma şekliyle yönetilen bir şirket.

Ben İstanbul’dayken de uzaktan çalışıyordum, Hollanda’ya taşındığımıza rağmen uzaktan çalışmaya devam ediyorum. Dünyada bu kadar çok çalışana sahip “remote-only” tek şirket.

F. Demirel: Ben GitLab için Amsterdam’a taşındığını düşünüyordum ama görünen o ki aslında bu senin tercihin. Yarın başka bir şehirde bile olabilirsin. Peki bugünkü durumda sıradan bir iş günün nasıl geçiyor? Çalışma yeri ve zamanı konusunda ne kadar esneksiniz?

F. Acet: Çalışma yeri konusunda hiç bir kısıtımız yok. Çalışacak bir ofis olmadığı için canınızın istediği her yerde çalışabilirsiniz. Çalışma saatlerimi ise ben belirliyorum. Gün içinde ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum ve bu yüzden çalışma saatlerimi daha ziyade akşam ve gece olarak planlıyorum.

Genelde günümü ikiye bölüp sabah ve akşam/gece olmak üzere iki şekilde çalışıyorum. Bu bana hem Avrupa hem de Amerika saat dilimindeki kişilerle çalışma imkanı veriyor. Fakat bu tamamen benim istediğim bir çalışma şekli. Siz isterseniz sabah 9 akşam 5 çalışabilirsiniz, veya öğlen 1 akşam 9…

“2-3 yılda 40 tane kişisel eposta göndermemişimdir.”

F. Demirel: Peki çalışma sürelerinizi nasıl ölçümlüyorsunuz?

F. Acet: GitLab’de kültür olarak saat tutmak veya çalışılan saati saymak yok. Onun yerine yapılan işi ve çıktıyı ölçü kabul ediyoruz.

Çalışma şekli olarak, bütün iletişim GitLab üzerindeki issue’larda geçiyor. GitLab’de çalışmaya başladığımdan beri 40 tane kişisel email göndermemişimdir sanırım.

Hafta içi her gün Türkiye saatiyle saat 19:00 ve 19:30’da iki toplantı yapıyoruz. İlkinde farklı departmanlar son bir ayda olan gelişmeleri aktarıyor ve bu sayede herkes her departman hakkında bilgi sahibi oluyor. Bu toplantının hemen ardından Şirket Toplantısı başlıyor. Herkesin erişebildiği bir Google Docs var. O gün bir şey paylaşmak isteyen (bu kişisel bir konu da olabilir) o dokümana ekliyor ve sırası geldiğinde paylaşıyor.

“Türkiye yazılım sektöründe 6-10 yıl içinde çok ciddi sıçrama yapabilir.”

F. Demirel: Tüm iş tecrübelerini (girişimcilik ve yazılım ekosistemi açısından) kıyaslarsan Türkiye ve diğer ekosistemler hakkında neler söyleyebilirsin? Sence artılarımız ve eksilerimiz neler?

F. Acet: Bence en büyük artımız genç nüfusumuz, en büyük eksimiz ise bu gençlerimizi, özellikle yazılım alanında, verimli bir şekilde kullanamıyor oluşumuz.

İnanıyorum ki, gerekli adımlar doğru ve akıllıca bir şekilde atıldığında Türkiye önümüzdeki 6-10 yıl içerisinde yazılım sektöründe çok ciddi bir sıçrama yapma potansiyeline sahip bir ülke. Eğitime henüz ilkokul 7-8. sınıftan itibaren algoritma ve programlama derslerini layıkıyla vererek başlanabilir. Bu gençler daha lise sıralarından mezun olmadan algoritmik düşünebilen hatta programlama yapabilen gençler haline gelebilir. O zaman yurt dışına yazılım ihraç eden bir ülke konumuna gelebiliriz.

Ekosistem olarak baktığımızda, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi son yıllarda gözle görülür bir ivmeyle yükseliyor. Malesef hala olması gereken yerde değil ama bunların hepsi için zaman gerekiyor. Gelişmekte olduğunu görmek sevindirici. Bu durum yazılım ekosisteminde daha da sevindirici bir durumda bence. Gençlerimizin yazılıma olan ilgisi ve merakı son yıllarda çok fazla arttı.

F. Demirel: Youtube’da aktif olarak bilgi birikimini paylaşan birisin ve yarım milyona yakın izlenme aldığını görüyorum. Bunun etkisini görüyor musun? Karşılıksız şekilde bu üretimi yapmanı sağlayan motivasyon nedir?

F. Acet: YouTube’da yayınladığım videolara henüz 15 yaşında olup lisede okuyan ve kendi çabalarıyla bir şeyler öğrenmek isteyen gençlerin yorumlarını okumak ve hatta yaptıkları uygulamaları benimle paylaşmalarını görmek benim için inanılmaz bir duygu.

YouTube videolarımdan anlattığım içeriği öğrenip bitirme tezinde benim için de bir teşekkür notu ekleyen gençler var.

Yazılım ekosistemi olarak, GitHub, GitLab gibi mecralarda daha fazla aktif olup daha çok paylaşmayı öğrenmemiz gerekiyor. İki yıl önce yavaş yavaş başladığım YouTube kanalında bile binlerce kişiye bir şeyler öğretmeyi başardım.

Paylaşmak ve öğretmek aslında sanıldığı kadar zor bir durum değil, özellikle bizim sektörümüz için. Bir blog yazısı ya da bir video yayınladığınız zaman bu bir çok kişiye ulaşacak ve siz de ekosistem için önemli bir katkı sağlamış olacaksınız.

“Uygun bir ekosistem olursa benim gibi memleket hasreti çekenler geri dönebilir.”

F. Demirel: Peki Türkiye’deki yeteneğin yurt içinde kalması için neler yapmalıyız veya bunu engellemeye gerçekten ihtiyacımız var mı?

F. Acet: Engellemeye çalışmaktan ziyade buna gerek kalmayacak ortamı hazırlamanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama hem San Francisco’da start-up ekosistemini görmüş hem de Türkiye’de gerek kurumsal firmalarda gerek start-up dediğimiz girişimlerde çalışmış biri olarak bunun kolay olduğunu söyleyemem. Oralardaki kaliteyi, iş yapış şeklini, maaş ve sosyal hakları kendi ülkemize getirmediğimiz sürece bunun değişmeyeceğini düşünüyorum.

Özellikle son 3-4 yıl içerisinde inanılmaz bir beyin göçü başladı ve malesef buna ben de dahilim. Yurt dışındaki şartlar, sosyal haklar, maaşlar, hayat kalitesi, çalışılan projenin kalitesi gibi etmenler ağır bastığı için sayısız beyin göç etti. En basitinden oğlum doğduğunda tam bir ay ücretli babalık iznine ayrıldım. Türkiye’de bu süre yasal olarak üç gün ve bu süreyi beş güne çekmek için iş verenle hoş olmayan dialoglar yaşayan tanıdıklarımı biliyorum.

Yukardaki paragrafta bahsettiğim gibi ekosistemi geliştirmek ve büyütmek yapılması gereken en önemli adım. İlerleyen yıllarda daha güçlü ve gelişmiş bir yazılım ve girişim ekosistemine sahip olan, yazılım alanında söz sahibi olup yurt dışına yazılım satan, sağlam start-up’lara ev sahipliği yapan bir ülke konumuna geldiğimiz anda bu beyin göçü için çok fazla bir sebep kalmayacaktır. Hatta bu ortam sağlandığında benim gibi yurt dışında yaşayıp memleket hasreti çeken bir çok kişi de yurda dönüş yapmayı düşünecektir.

F. Demirel: Fatih yanıtların ve ekosistemle paylaştığın faydalı içerikler için çok teşekkürler.

F. Acet: Ben teşekkür ediyorum, umarım faydalı olabildiysem ne mutlu bana.

 

AboneSepeti: Geniş Çaplı Abonelik Yönetim Platformu

0

AboneSepeti, aboneliklerinizi başlatma, yönetme, sonlandırma ve daha fazlasını yapmanıza yardımcı olan bir abonelik yönetim platformu. Bütün aboneliklerinizi tek bir yerden planlayıp, izleyip ve organize edebilirsiniz.

Hizmet verenler de ilk hizmet başlangıcından abonelik iptal sürecine kadar tüm abonelik sorunlarına çözüm üreterek tüketicinin zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlayabilir.

AboneSepeti üzerinde çeşitli kampanyaları inceleyebilirsiniz.

FENIX: E-Scooter Yarışına Yeni Rakip

0

Fenix, bir başka elektrikli scooter kiralama uygulaması.

Fenix, Türkiye’de hizmet veren Palm Scooter markasını 5 milyon dolara satın alarak Türkiye pazarına giriş yaptı. Envanterinde 3 çeşit e-scooter bulunan Fenix’in F10 adında evlere market ürünleri getirme hizmeti sunan bir uygulaması da bulunuyor.

Fenix Dubai merkezli bir girişim.