Hatırlarsanız uzun zaman önce girişim incelemelerimi paylaştığım Günün Girişimi diye bir e-posta grubu kurmuştum. Çeşitli sebepler yüzünden inişli çıkışlı bir seyir izledi ama takipçi sayısı da zamanla arttı. Son ara verişimden sonra biraz çalıştım ve hem yeni girişimleri takip edip yazmayı sevdiğim için hem de gelen talepleri karşılamak için Girisimler.net’i yayına almaya karar verdim.
Amacım,Geleceği Görenler‘de bahsettiğim gibi Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin nitelikli gelişimine biraz daha katkı sağlamak ve ekosistemin kalıcı bir hafızasını oluşturmak.
İçinde Neler Var?
GirişimlerNet, tıpkı eposta grubunda olduğu gibi her gün yeni bir girişim tanıtımını sabah 8:00‘de eposta abonelerine gönderecek. (Sadece haftaiçi.)
Her tanıtım sayfasında kısa bir açıklama ve bir tarihçe (zaman tüneli) olacak. Böylece her girişimin hikâyesini tek bakışta görebileceksiniz. Aslında sadece girişimler değil, ekosistemin tüm paydaşları onlarca farklı kategori altında kendi sayfasını oluşturabilecek ama anasayfada ve eposta grubunda girişimler ön planda olacak. (Siz de hemen hikâyenizi gönderebilirsiniz.)
Webrazzi veya Egirişim gibi günlük sıcak haber yayını yapmayacağımı da peşinen söyleyeyim. Sadece girişimciliğe dair yazılarımı buraya kaydırabilirim. Yukarıda da dediğim gibi asıl amacım kalıcı kaynak niteliğinde sayfalara odaklanmak.
Dolayısıyla hem zaman maliyetini azaltmak hem de motivasyon olması için Patreon’da destek sayfası açtım. Sadece 1$/ay ödeyerek eposta grubunun ve sitenin ayakta kalmasına destek olabilirsiniz.
İsteyen daha fazla ödeyebilir ama öğrencilerin bile düşünmeden destek olabilmesini istedim. Zaten 1 dolardan da kesintiler olacak, bana ne kalacağını bilmiyorum bile…
Destek olanlarla Patreon grubunda fikir alışveriş yapmak istiyorum ve destekçi isimlerine Teşekkür sayfasında yer veriyorum ve Twitter hesabından duyuruyorum.
GirişimlerNet’e içerik eklemeniz (kişisel sayfanızı bile eklebilirsiniz), paylaşım yapmanız ve yorum paylaşmanız da beni pekâla memnun edecektir. Şimdiden çok teşekkürler.
*Hala bilmeyenler için Eylül 2018’de Webrazzi’den tamamen ayrıldığımı paylaşayım. Şu anda serbest yazar/danışman olarak çalışıyorum ve yüksek lisans tezimi bitirmeye çalışıyorum. Bkz: firatdemirel.com
Republic, girişimlere küçük yatırımlar yapmanızı sağlayan bir yatırım platformu. Hisse odaklı kitlesel fonlama platformu olarak adlandırılabilir, CrowdSafe adlı sözleşmeyle girişimler ile yatırımcılar arasında bir köprü kuruyor.
Bu platformda daha önce Focusmate yatırım toplamıştı ve dün Gumroad, 24 saat dolmadan tam 5 milyon dolar yatırım topladı. Biz de bu yatırımcılar arasında yerimizi aldık.
Bildiğiniz gibi GirişimlerNet’i açtıktan sonra istikrarlı bir şekilde tanıtımlara devam ediyorum ve bu süreklilikte Patreon destekçilerinin payı olduğunu da söylemeden geçemem. Tanıttığım girişimler eskiden sadece eposta üzerinden trafik çekiyordu. Şimdiyse kalıcı birer sayfaları olduğu için girisimler.net üzerinden de trafik çekmeye devam ediyor. Üstelik girişim sayfalarındaki ziyaretçi ve beğenme sayıları bir popülerlik sıralaması oluşturuyor. Ben de Pazar günleri Haftanın Popüler Girişimleri’ni yayınlamanın faydalı olacağını düşündüm ve bir puan sıralaması yaptım.
Bu seçkiyi ilk kez yayınlandığım için son 3 haftanın tüm listesini sıralı olarak paylaşıyorum. Bundan sonrakilerde ise o haftanın popüler girişimlerini ve en popüler içerikleri paylaşmaya çalışacağım.
Umarım kaçıranlar bu içerik de faydalı olur ve çevrenizle paylaşarak bana destek olursunuz. Yarın sabah 9:00’da yeni bir girişim tanıtımında görüşmek üzere. 😉
Puanlar (p) Nasıl Hesaplanıyor?
1 ziyareti = 1 puan. 1 beğeni = 5 puan. Ziyaretçi ve beğeni sayıları sürekli değiştiği için bu listenin en doğru bilgiyi yayınlandığı anda verdiğini hatırlatmış olayım.
Kitapi (1480p): Bulut tabanlı ve ücretsiz bir kütüphane yönetim yazılımı.
NotificUp (845p): Web tabanlı tarayıcı bildirimleri çalıştırmanızı sağlayan bir pazarlaama aracı.
GirişimlerNet (777p): Evet, GirişimlerNet’in ta kendisi. Bu listeden çıkarmalı mıyım bilmiyorum. Yorumlarınızı beklerim. 🙂
CiciKutu (548p): Abonelik modeliyle çalılşan çocuk kitapları seçkisi satıyor.
Glocalzone (436p): Yurtdışı seyahati yapanlara ek gelir kazandırıyor ve yurtdışından ürün almak isteyenlerin işini kolaylaştırıyor.
Ege Usulü (400p): Aydın’dan Türkiye’ye doğal ürünler gönderen bir e-ticaret girişimi.
Bazarazia (239p): Kırgız-Türk ortak yapımı bir ilan / pazar yeri sitesi. Ürün kiralama da var.
Digitox (231p): Androidli telefonlar/tabletler için ekran bağımlılığını azaltmayı hedefleyen bir uygulama.
Bekchy (208p): Web servisleri için geliştirilen bir yazılım güvenliği uygulaması. GirişimlerNet için de yerli bir girişim olan Bekchy’den faydalanıyorum.
Blinkist (203p): Abonelik modeliyle kitap özetleri okumanızı sağlayan bir mobil uygulama. Listedeki tek yabancı girişim.
Davetiyem (181p): Kolayca davetiye sitesi hazırlamanızı sağlayan bir araç.
Getform (163p): Web tasarımcılar ve yazılımcılarının işini kolaylaştıran bir form oluşturma altyapısı.
Mektepp (146p): Türkiye’de eğitimin kalitesini yükseltmek amacıyla odak noktasına öğretmenleri alan açık kaynaklı bir paylaşım platformu.
Startup Buffer (131p): Bir Türk tarafından kurulan ve İngilizce yayın yapan bnir girişimci dizini.
Wiseback (123): Müşteri deneyimi yönetimi üzerine bulut tabanlı çeşitli çözümler sunan bir girişim.
B2BStore (101p): B2B dikeyinde hizmet olarak sunulan yazılım (SaaS) ürünleri geliştiren bir girişim.
Dijital Dil Okulu (102p): Yabancı dil eğitimine odaklanan bir eğitim girişimi.
BoostRoas (93p): BoostRoas, bir yazılım girişim değil ama ilk içeriklerden biri olduğu için yer vermek istedim. Reklam harcamalarınızdan elde ettiğiniz geliri artırmayı sağlayan BoostRoas, webinar serisiyle de ekosisteme katkı sağlayan ve ofissiz çalışan nadide dijital ajanslardan biri.
Proffer (75p): Limited veya Anonim Şirket sahipleri veya çalışanları için fiyat teklifi hazırlamayı kolaylaştıran bir iOS uygulaması
Önemli Dipnot:
Anasayfada hemen karşınıza çıkan Yeni Girişimler bölümünde sadece girişimler yer alıyor. Fakat Popüler Girişimler sekmesinde tüm içerikler sıralamaya girebiliyor. Yani o vitrinde herhangi bir içerik (podcast, kişi profili, yatırımcı vs.) yer alabilir. Her kategorinin en popüler içeriklerini keşfetmek için ilgili kategori sayfasına girmeniz gerekiyor.
Circle, özellikle içerik üreticileri için topluluk altyapısı sunan bir girişim. Circle için gelişmiş özelliklere sahip yeni nesil bir forum altyapısı demek de sanırım yanlış olmaz.
Temiz Arayüz, Zengin Özellikler
Rudy Santino, Andrew Guttormsen, Sid Yadav tarafından kurulan girişim oldukça sade arayüzüyle topluluk sahibi veya yeni bir topluluk oluşturmak isteyenlere oldukça gelişmiş bir altyapı sunuyor.
Tek pltaform üstünde farklı alanlarda açık veya gizli konu başlıkları oluşturmak, özel gruplar oluşturmak, üyelerle mesajlaşmak, webinar yapmak, ücretli eposta bültenleri oluşturabilmek mümkün.
Ücretler
Sayfa yöneticileri için detaylı özellikler barındıran Circle, ücretli bir ürün. Bkz: Ücret tablosu
Aylık 39 dolardan başlayan tekliflerle kendi alan adınızda bir topluluk oluşturmanıza izin veriyor. 14 gün deneme süresinden sonra aylık 1000 aktif üyeye kadar ilk paketi kullanabiliyorsunuz.
Daha fazlası içinse daha fazla özellik ve esneklik sunan diğer paketlere geçmeniz gerekiyor. Üst paketlerde API erişimi, detaylı raporlama, Circle markasını tamamen kaldırma, otomatik moderasyon gibi özellikler de var.
Yaşayan Örnekler
Circle ile gerçekten para kazanan bir topluluk/forum sitesi oluşturmak mümkün ve Circle’ı kullanan çeşitli örnekler var ama Ben Tossell’ın MakerPad için bu hizmeti kullanması bence iyi bir örnek.
Eriştiğiniz kitle nereden geliyor olsun olsun (eğitim, podcast, Youtube vs. ile) daha fazlasını sunmak için Circle’dan faydalanabilirsiniz. WordPress ve Memberful ile giriş yapma şansı da sunuluyor. Yakında iOS uygulaması, canlı video kaydı gibi özellikler de gelecek.
Test Grubuma Katılmak İster misiniz?
Circle, circle.so alan adını kullanıyor. notion.so kadar popüler ve faydalı bir girişim olacak mı bilmiyorum ama şahsen dikey topluluklar için bu tarz ürünlerin para kazanacağına inanıyorum. Şahsen Patreon destekçilerimi buraya davet etsem mi diye de düşünüyorum.
Circle’ın bir benzeri olan ve zamanında epey ilgilendiğim Tribe adlı bir girişim daha var ki bir ara Appsumo’da ömürlük kampanya fırsatı çıkarmıştı. Nasıl yaptıysam kendimi tutup almamayı başardım. :))
Elbette benzer bir grubu açık kaynak Türk girişimi Grou.ps ile de yapabilir veya en basitinden bir Slack veya Discord kanalı oluşturabilirsiniz.
Görüş ve sorularınızı lütfen yorum bölümünde paylaşmaktan çekinmeyin.
HalıSahaVar, “Tinder’ın halı saha sürümünü yapsak nasıl olur?” sorusuyla kurulan bir mobil girişim. Halı saha maçlarınız için eksik oyuncu bulabilir, saha bilgisi ve randevusu alabilirsiniz.
Ulaş Bingöl, Emir Çetin, Oğuzhan Yağcı ve Uğur Can Yaman tarafından kurulan HalıSahaVar ile gücünüze uygun rakip arayabilir ve turnuvalara katılabilirsiniz.
HalıSahaVar, yakında şirketler ve topluluklar için halı saha turnuvaları organize etmeye hazırlanıyor.
Limbul, arama motoru görünümlü içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan bir dijital sözlük.
Kendini Türkiye’nin ilk ve tek yerli ansiklopedisi olarak tanımlayan Limbul’da hesap oluşturduktan sonra anonim olarak veya kullanıcı adınızla açıklama yazabilir, trend başlıkları görebilirsiniz. Limbul topluluğunun bir üyesi olarak soru sorabilir veya sorulara yanıt verebilirsiniz.
Limbul, Akay Yazılım tarafından 2020 yılında yayına alındı.
GirişimlerNet‘in kaliteli ve özgün içerik üretme hedeflerinden bahsederken sanırım röportajlara değinmiştim. Artık her hafta bir ekosistem sakiniyle röportaj yaparak tecrübelerini aktarmaya çalışacağım.
İlk konuğum 2016’dan bu yana GitLab‘de çalışan Fatih Acet. Kısa süre önce Kodilan.com adında bir girişime imza atan Fatih, Youtube kanalında da güzel içerikler üretiyor. Bu röportajda yurt dışında ve uzaktan (remote) çalışma deneyimleri üzerine konuştuk. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.
Fırat Demirel: Fatih merhaba, seni kısaca tanıyabilir miyiz? Fatih Acet’in hikâyesi nerede/nasıl başladı?
Fatih Acet: Merhabalar, ben Fatih Acet. 1988 İstanbul doğumluyum. 2009 yılında Konya Selçuk Üniversitesi Bilgisayar Programlama bölümünden mezun oldum ve şu anda GitLab‘de yazılım geliştirici olarak çalışıyorum.
Üniversiteden mezun olduktan kısa bir süre sonra yazılım sektörüne giriş yaptım ve 10 yıldır aktif olarak yazılım geliştirme yapıyorum. Bu sürecin son 6 yılında uzaktan çalışma şekliyle geçti. Eşim ve 15 aylık bebeğimizle şu anda Amsterdam’da yaşıyoruz.
F. Demirel: Yurt dışına ilk çıkışın GitLab ile mi oldu?
F. Acet: Aslında ilk adımı 2013 yılında Koding ile attım. n11.com’da Arayüz Geliştirici olarak çalışırken Koding‘in CEO’su Devrim Yaşar’la tanıştım ve kısa bir süre sonra kendimi San Francisco Bay Area’daki Koding ofisinde buldum. Bir buçuk yıl San Francisco’da yaşadık. Daha sonra İstanbul’a döndüm ve uzaktan çalışmaya devam ettim.
GitLab’e Koding’den sonra, Mayıs 2016’da geçiş yaptım. Kasım 2017’de de Hollanda’ya taşınma kararı aldık. Taşındığımızda oğlumuz 3 aylıktı. Bizim için biraz zor bir süreç oldu fakat daha önce yurt dışında yaşama tecrübemiz olduğu için ve isteyerek gittiğimiz için kısa sürede uyum sağladık.
Fatih Acet – GitLab
F. Demirel: GitLab özellikle yazılım dünyasında oldukça popüler ve başarılı bir girişim ama bilmeyenler için kısaca GitLab’dan bahseder misin?
F. Acet: GitLab 2011’de sadece bir kişi tarafından kurulan ve 2015’de YCombinator desteğiyle çok ciddi bir şekilde büyümeye başlayan bir girişim.
Yazılım geliştirme sürecinin başından sonuna kadar gerekli olan bütün süreçler için kullanılacak bir ürün oluşturmaya çalışıyoruz. Uygulamanızın henüz fikir aşamasından başlayıp hayatına devam edeceği sunucuya aktarılmasına ve hatta daha sonrasında sağlıklı çalıştığını kontrol etmeye kadar ihtiyacınız olacak her aracı GitLab’de bulabilirsiniz. Biz buna “Idea to Production” diyoruz.
Şu anda GitLab’in 51 ülkeden 525 çalışanı var. Ne kadar hızlı büyüdüğünü aktarabilmem için şunu paylaşayım. Ben Mayıs 2016’da GitLab’de çalışmaya başladığımda 75. çalışandım. İki buçuk yılda 75 kişiden 378 kişiye çıktı. Şu anda 500’den fazla çalışan var ve halen agresif bir şekilde büyümeye devam ediyor.
“GitLab hiçbir ofisi yok.”
F. Acet: Yeri gelmişken belirteyim GitLab şu anda onlarca pozisyon için eleman arıyor ve bunların hepsi uzaktan çalışma (remote) tipinde. Çünkü GitLab’in dünyanın hiçbir yerinde ofisi yok. Tamamen uzaktan çalışma şekliyle yönetilen bir şirket.
Ben İstanbul’dayken de uzaktan çalışıyordum, Hollanda’ya taşındığımıza rağmen uzaktan çalışmaya devam ediyorum. Dünyada bu kadar çok çalışana sahip “remote-only” tek şirket.
F. Demirel: Ben GitLab için Amsterdam’a taşındığını düşünüyordum ama görünen o ki aslında bu senin tercihin. Yarın başka bir şehirde bile olabilirsin. Peki bugünkü durumda sıradan bir iş günün nasıl geçiyor? Çalışma yeri ve zamanı konusunda ne kadar esneksiniz?
F. Acet: Çalışma yeri konusunda hiç bir kısıtımız yok. Çalışacak bir ofis olmadığı için canınızın istediği her yerde çalışabilirsiniz. Çalışma saatlerimi ise ben belirliyorum. Gün içinde ailemle vakit geçirmeyi tercih ediyorum ve bu yüzden çalışma saatlerimi daha ziyade akşam ve gece olarak planlıyorum.
Genelde günümü ikiye bölüp sabah ve akşam/gece olmak üzere iki şekilde çalışıyorum. Bu bana hem Avrupa hem de Amerika saat dilimindeki kişilerle çalışma imkanı veriyor. Fakat bu tamamen benim istediğim bir çalışma şekli. Siz isterseniz sabah 9 akşam 5 çalışabilirsiniz, veya öğlen 1 akşam 9…
“2-3 yılda 40 tane kişisel eposta göndermemişimdir.”
F. Demirel: Peki çalışma sürelerinizi nasıl ölçümlüyorsunuz?
F. Acet: GitLab’de kültür olarak saat tutmak veya çalışılan saati saymak yok. Onun yerine yapılan işi ve çıktıyı ölçü kabul ediyoruz.
Çalışma şekli olarak, bütün iletişim GitLab üzerindeki issue’larda geçiyor. GitLab’de çalışmaya başladığımdan beri 40 tane kişisel email göndermemişimdir sanırım.
Hafta içi her gün Türkiye saatiyle saat 19:00 ve 19:30’da iki toplantı yapıyoruz. İlkinde farklı departmanlar son bir ayda olan gelişmeleri aktarıyor ve bu sayede herkes her departman hakkında bilgi sahibi oluyor. Bu toplantının hemen ardından Şirket Toplantısı başlıyor. Herkesin erişebildiği bir Google Docs var. O gün bir şey paylaşmak isteyen (bu kişisel bir konu da olabilir) o dokümana ekliyor ve sırası geldiğinde paylaşıyor.
“Türkiye yazılım sektöründe 6-10 yıl içinde çok ciddi sıçrama yapabilir.”
F. Demirel: Tüm iş tecrübelerini (girişimcilik ve yazılım ekosistemi açısından) kıyaslarsan Türkiye ve diğer ekosistemler hakkında neler söyleyebilirsin? Sence artılarımız ve eksilerimiz neler?
F. Acet: Bence en büyük artımız genç nüfusumuz, en büyük eksimiz ise bu gençlerimizi, özellikle yazılım alanında, verimli bir şekilde kullanamıyor oluşumuz.
İnanıyorum ki, gerekli adımlar doğru ve akıllıca bir şekilde atıldığında Türkiye önümüzdeki 6-10 yıl içerisinde yazılım sektöründe çok ciddi bir sıçrama yapma potansiyeline sahip bir ülke. Eğitime henüz ilkokul 7-8. sınıftan itibaren algoritma ve programlama derslerini layıkıyla vererek başlanabilir. Bu gençler daha lise sıralarından mezun olmadan algoritmik düşünebilen hatta programlama yapabilen gençler haline gelebilir. O zaman yurt dışına yazılım ihraç eden bir ülke konumuna gelebiliriz.
Ekosistem olarak baktığımızda, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi son yıllarda gözle görülür bir ivmeyle yükseliyor. Malesef hala olması gereken yerde değil ama bunların hepsi için zaman gerekiyor. Gelişmekte olduğunu görmek sevindirici. Bu durum yazılım ekosisteminde daha da sevindirici bir durumda bence. Gençlerimizin yazılıma olan ilgisi ve merakı son yıllarda çok fazla arttı.
F. Demirel: Youtube’da aktif olarak bilgi birikimini paylaşan birisin ve yarım milyona yakın izlenme aldığını görüyorum. Bunun etkisini görüyor musun? Karşılıksız şekilde bu üretimi yapmanı sağlayan motivasyon nedir?
F. Acet: YouTube’da yayınladığım videolara henüz 15 yaşında olup lisede okuyan ve kendi çabalarıyla bir şeyler öğrenmek isteyen gençlerin yorumlarını okumak ve hatta yaptıkları uygulamaları benimle paylaşmalarını görmek benim için inanılmaz bir duygu.
YouTube videolarımdan anlattığım içeriği öğrenip bitirme tezinde benim için de bir teşekkür notu ekleyen gençler var.
Yazılım ekosistemi olarak, GitHub, GitLab gibi mecralarda daha fazla aktif olup daha çok paylaşmayı öğrenmemiz gerekiyor. İki yıl önce yavaş yavaş başladığım YouTube kanalında bile binlerce kişiye bir şeyler öğretmeyi başardım.
Paylaşmak ve öğretmek aslında sanıldığı kadar zor bir durum değil, özellikle bizim sektörümüz için. Bir blog yazısı ya da bir video yayınladığınız zaman bu bir çok kişiye ulaşacak ve siz de ekosistem için önemli bir katkı sağlamış olacaksınız.
“Uygun bir ekosistem olursa benim gibi memleket hasreti çekenler geri dönebilir.”
F. Demirel: Peki Türkiye’deki yeteneğin yurt içinde kalması için neler yapmalıyız veya bunu engellemeye gerçekten ihtiyacımız var mı?
F. Acet: Engellemeye çalışmaktan ziyade buna gerek kalmayacak ortamı hazırlamanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Ama hem San Francisco’da start-up ekosistemini görmüş hem de Türkiye’de gerek kurumsal firmalarda gerek start-up dediğimiz girişimlerde çalışmış biri olarak bunun kolay olduğunu söyleyemem. Oralardaki kaliteyi, iş yapış şeklini, maaş ve sosyal hakları kendi ülkemize getirmediğimiz sürece bunun değişmeyeceğini düşünüyorum.
Özellikle son 3-4 yıl içerisinde inanılmaz bir beyin göçü başladı ve malesef buna ben de dahilim. Yurt dışındaki şartlar, sosyal haklar, maaşlar, hayat kalitesi, çalışılan projenin kalitesi gibi etmenler ağır bastığı için sayısız beyin göç etti. En basitinden oğlum doğduğunda tam bir ay ücretli babalık iznine ayrıldım. Türkiye’de bu süre yasal olarak üç gün ve bu süreyi beş güne çekmek için iş verenle hoş olmayan dialoglar yaşayan tanıdıklarımı biliyorum.
Yukardaki paragrafta bahsettiğim gibi ekosistemi geliştirmek ve büyütmek yapılması gereken en önemli adım. İlerleyen yıllarda daha güçlü ve gelişmiş bir yazılım ve girişim ekosistemine sahip olan, yazılım alanında söz sahibi olup yurt dışına yazılım satan, sağlam start-up’lara ev sahipliği yapan bir ülke konumuna geldiğimiz anda bu beyin göçü için çok fazla bir sebep kalmayacaktır. Hatta bu ortam sağlandığında benim gibi yurt dışında yaşayıp memleket hasreti çeken bir çok kişi de yurda dönüş yapmayı düşünecektir.
F. Demirel: Fatih yanıtların ve ekosistemle paylaştığın faydalı içerikler için çok teşekkürler.
F. Acet: Ben teşekkür ediyorum, umarım faydalı olabildiysem ne mutlu bana.
Turnify, Airbnb vb. platformlarda ev/konut kiralayan ev sahipleri için düzenli temizlik ve temizlikçi hizmeti sunan bir girişim.
Tıpkı Airbnb gibi teknolojinin gücünü kullanan Turnify, mobil uygulama üzerinden temizlik meselesinin yönetilmesini mümkün kılıyor. Turnify, bugüne dek 35 binden fazla oda temizliği yapan girişim 1 milyondan fazla misafire dokunmuş.
SaaS girişimlerinin sayısı giderek artarken bu girişimlerin kullandığı arayüzler, pazarlama sayfaları ve eposta akışları da farklılaşıyor. SaaSFrame, işte bu farklı kaynakları belli kategoriler altında bir araya getirerek diğer girişimlerin yaptıklarından ilham almanıza aracılık ediyor.
Farklı Koleksiyonlar, E-posta Taslakları vs.
Antoine Milkoff’un geliştirdiği SaaSFrame, girişimcinin kendi için biriktirdiği kaynakları bir araya getirmesiyle filizlenmiş. Şu anda SaasFrame’de hizmet olarak yazılım ürünü sunan girişimlerin aktivasyon e-postalarını, üretsiz deneme e-postalarını, akademi veya affiliate sayfa tasarımlarını, ürün arayüzlerini ve blog yapılarını görebilirsiniz.
Girişimlere Göre Filtreleme
Dilerseniz yukarıdaki gibi koleksiyonlara göre dilerseniz girişimlere göre şu sayfadan istediğiniz kaynaklara ulaşabiliyorsunuz. Şeffaf Girişim olarak çalışan SaaSFrame, şu anda yaklaşık 700 içerik örneği barındırıyor.
81 SaaS girişiminden 56 farklı koleksiyon oluşturmuş ve ayda 9 dolar veren kullanıcılar bu arşive sınırsız erişim sağlayabiliyor ve örnekleri kaydedebiliyor. Yıllık abone olmak isterseniz 90 dolar ödemeniz yeterli ve zamlardan etkilenmiyorsunuz.
Şeffaf Girişim / Open Startup
Nisan 2020’de işe başlayan Antonie, Mayıs 17’de siteyi açmış ve 1 gün sonra ilk para ödeyen müşterisini kazanmış. 29 Mayıs’da ise aylık 200 dolar gibi bir gelir rakamına ulaşmış.
Mart ayında pandemi nedeniyle uzaktan görüntülü danışmanlık girişimlerinin önemli olacağına dair bir yazı paylaşmıştım. O günden bugüne çok farklı girişimlerden haberdar oldum. Bazıları yarım kaldı, bazıları yoluna devam ediyor, muhtemelen yenileri de şu anda bir yerlerde geliştiriliyor. Bugün sizlerle paylaştığım Edvays.com ise çok kısa süre önce hizmet vermeye başladı ve bu dikeyin en çok bilinen girişimlerinden biri olmak istiyor.
https://www.youtube.com/watch?v=MyBg2fKMz7Q
Edvays nedir?
Edvays, kısaca video danışmanlık hizmeti sunan pazar yeri girişimlerinden bir başkası. Tıpkı diğer girişimlerde olduğu gibi mentor/uzman veya danışan olarak platforma katılabiliyorsunuz. Edvays, rakip girişimlerden farklı olarak daha detaylı ve uzmanı tanımayı kolaylaştıran profil sayfaları sunuyor.
Uzmanlar kendilerini yazılı olarak tanıtmanın yanında profil sayfalarına video, fotoğraf ve makale de ekleyebiliyor. Edvays’ta profili onaylanan her uzmanın edvays.com/safaktozar gibi ismine özel bir sayfası oluyor.
Bir uzmanın sayfasında uzmanlık alanlarını, eğitim bilgilerini ve hangi kurumlarda eğitim aldığını görebiliyorsunuz. Ayrıca diğer kullanıcıların (danışmanlık almış olanlar) yorumlarına da yer veriliyor.
Ayrıca danışanların ve uzmanların kendilerine özel birer yönetim paneli var. Alınan randevular kolaylıkla takip edilebiliyor. Bir de uzmanlar Iframe kodu ile hizmet tekliflerini sitelerine ekleyebiliyor.
Görüşme Öncesi ve Sonrasında Mesajlaşma + İndirim Kuponu
Yine Edvays görüşme sırasında mesajlaşma, görüşme öncesinde bilgi almak için mesajlaşma, indirim kuponu oluşturma gibi özellikler de sunuyor. Ben de kendi profilim için oluşturduğum kuponu aşağıda paylaştım..
Seanslarda Zaman Takibi Var
Edvays’ın bir farklılığı da görüşme tarafında. Diğer bazı uygulamalarda görmediğim ve beni memnun eden bir süre sayacı özelliği var. Yani danışmanlık seansına başladığınızda bir geri sayım sayacı da görüyorsunuz. Süre tabanlı bu tarz işlerde dakika başı ücretlendirme olmadığı takdirde bu özelliğinin elzem olduğu kanaatindeyim. Aksi takdirde zamanı verimsiz kullanmak ve görüşme süresinin uzayıp gitmesi gibi olumsuz durumlarla karşılaşabiliyoruz.
Ücretlendirme
Edvays, Izyico pazar yeri entegrasyonuyla çalışıyor. Uzmanların kazandıkları ücretin %20’sini platforma yani Edvays’a ödüyor. Uzmanlar kazandıkları parayı profillerine ekledikleri banka hesabına alabiliyor. Edvays’de 25 ve 55 dakikalık görüşmeler ayarlanabiliyor ve en düşük ücret sırasıyla 25 dakika için 59 TL ve 55 dakika için 99 TL olarak belirlenebiliyor.
Şafak Tozar tarafından kurulan Edvays, şu anda 110 uzman ve 400 uzman başvurusuyla 12 gündür hizmet veriyor. Bugüne dek gerçekleşen görüşme sayısı ise 12. Ben de profili onaylanan isimlerden biriyim ve profilime banka hesabı eklemediğim için bir görüşmeyi kaçırmak zorunda kaldım. 🙂
Şafak Tozar, Edvays ile bir “Edvaysr” topluluğu oluşturmak istediklerini söylüyor. Yani insanların kafalarındaki sorulara yanıt bulmak için ilk önce Edvays’a gelmesi amaçlanıyor. Diğer bir deyişle video danışmanlık denince akla gelen ilk adres olmak istiyor.
Diğer yandan Edvays’ın zaman içinde birebir görüşmenin üzerine webinar özelliği ekleme ve ve 50 kişiye kadar katılımcı alma gibi planları da var. Temeli Mayıs ayında atılan ve Haziran ayında kodlaması başlanan bir girişimin Eylül ayında bu kalitede ortaya çıkması bence gayet güzel bir ürünleştirme hikâyesi.
Eğer siz de bir konuda uzman olduğunuza inanıyorsanız ve hala tecrübenizi paraya çevirmeye başlamadıysanız Edvays’ı deneyebilirsiniz. Elbette danışan olarak da platformdaki uzmanlarla görüşebilirsiniz.
Şahsen ben kendi profilimi açtım ve gelecek talepleri merakla bekliyorum. GNET30 indirim koduyla benimle görüşmek isteyen ilk 10 kişi için de 30 TL indirim de tanımladım. Maalesef daha fazlasını tanımlayamıyorum. Belki bu konuda biraz daha esneklik sağlanabilir. :